SuperFresh Hasatla İlgili Bildiklerimizi Tartışmaya Açıyor

Editor
2 Dk Okunabilir

Hasat denince akla hep “bugün toplandı, bugün tüketildi” fikri geliyor. Oysa dondurulmuş gıda sektörü yıllardır bunun tam tersini savunuyor. SuperFresh’in yeni hasat dönemi açıklaması, tazeliğin gerçekten ne anlama geldiğini yeniden gündeme taşıyor.

Bir domates haftalarca kamyonlarda dolaşıp market rafına ulaştığında mı daha tazedir, yoksa dalından koparıldıktan birkaç saat sonra dondurulan bezelye mi? Bu soru son yıllarda gıda sektörünün en büyük tartışmalarından biri. Çünkü “taze” kavramı artık yalnızca hasat tarihiyle değil; besin değeri, lojistik ve israf gibi başlıklarla birlikte değerlendiriliyor.

SuperFresh’in hasat sezonuna ilişkin açıklaması da tam olarak bu tartışmanın merkezine dokunuyor.

Şirket, yaklaşık 300 sözleşmeli çiftçiyle yürüttüğü üretim modelinde ürünlerin ideal olgunluk döneminde hasat edildiğini ve kısa sürede üretim tesislerine ulaştırıldığını belirtiyor. Burada amaç yalnızca üretim yapmak değil; hasat edilen ürünün kalite kaybını en aza indirmek. Bu noktada devreye IQF (Hızlı Bireysel Dondurma) teknolojisi giriyor. Ürünler hasattan sonra kısa sürede şoklanarak donduruluyor. Böylece lezzet, doku ve besin değerinin korunması hedeflenirken ürünler tane tane saklanabiliyor ve ihtiyaç kadar kullanılabiliyor.

Şirketin dikkat çektiği bir diğer konu ise gıda israfı. Dondurulmuş ürünlerin porsiyon bazlı kullanılabilmesi, kullanılmayan kısmın çöpe gitmesini azaltabiliyor. Bu nedenle dondurulmuş gıda, yalnızca pratik bir seçenek değil; aynı zamanda sürdürülebilir gıda sisteminin araçlarından biri olarak görülüyor. SuperFresh, yıllık yaklaşık 150 bin tonluk üretim hacmi ve sözleşmeli tarım modeliyle yerli üreticilerle çalışmayı sürdürürken, “Döngüsel Bereket” yaklaşımı kapsamında tarımsal üretimin verimliliği ve kaynak kullanımına odaklandığını ifade ediyor.

Ya Sonra?

Uzun yıllar dondurulmuş gıda, “taze olmayan” ürün olarak algılandı. Oysa bugün bilimsel tartışma bambaşka bir noktaya taşınıyor. Asıl soru artık “taze mi?” değil; hangi yöntem besin değerini daha iyi koruyor, hangi model daha az gıda israfı yaratıyor ve hangi sistem iklim açısından daha sürdürülebilir?

Belki de geleceğin gıda tartışması market rafında değil, hasattan sonraki ilk birkaç saatte başlayacak.

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum yapılmamış