Pizza Kutusunun İçinde Ne Var?

Dilhan Hız
2 Dk Okunabilir

Avrupa Birliği, gıdayla temas eden ambalajlarda kullanılan PFAS adlı kimyasallara sınır getiriyor. “Sonsuz kimyasallar” olarak anılan bu maddeler; pizza kutularından paket servis kaplarına, patlamış mısır paketlerinden fırın kağıtlarına kadar pek çok üründe suya ve yağa dayanıklılık sağlamak için kullanılıyor. Yeni kurallarla birlikte belirlenen sınırların üzerindeki PFAS içeren gıda ambalajları AB pazarında satılamayacak.

PFAS’ın hikâyesi biraz can sıkıcı. Çünkü bu maddeler işlerini fazla iyi yapıyor: Kolay parçalanmıyor, çevrede uzun süre kalıyor ve insan vücudunda da birikebiliyor. Tam da bu nedenle yıllardır “sonsuz kimyasallar” olarak anılıyorlar. Bir ambalajın yağ geçirmemesi tüketici açısından pratik olabilir; ancak o ambalajın içindeki yemeğin yanında başka bir şeyin de sofraya gelip gelmediği sorusu giderek daha fazla önem kazanıyor.

2030’dan İtibaren Değişecek

AB’nin yeni Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü bu nedenle yalnızca PFAS’ı hedeflemiyor. Ambalajın kimin tarafından üretildiğini ya da ithal edildiğini gösteren bilgilerin bulunması da zorunlu hale geliyor. Böylece ambalajın yalnızca içindeki ürünü değil, arkasındaki üreticiyi de görünür kılması amaçlanıyor. Üstelik bugünkü değişiklik, daha büyük bir dönüşümün ilk adımı. Ambalajların nasıl etiketleneceğine ilişkin ortak sistem 2028’de devreye girecek. 2030’dan itibaren ise geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanım ve plastik kullanımının azaltılması konusunda daha sert kurallar uygulanacak. Gereksiz büyük ambalajlar, içi ürünle kıyaslandığında neredeyse boş kalan kutular ve bazı küçük tek kullanımlık plastik ambalajlar artık AB’nin yeni kurallarına takılacak. Yeni plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş plastik kullanımı da belirli oranlarda zorunlu olacak.

Üstelik bu kurallar yalnızca Avrupa’da üretilen ürünleri ilgilendirmiyor. Türkiye dahil üçüncü ülkelerden AB pazarına gönderilen ambalajlar da aynı şartlara uymak zorunda olacak. Yani Avrupa’da satılacak bir pizza kutusunun, paket servis kabının ya da başka bir gıda ambalajının geleceği artık yalnızca üreticinin tercihine bırakılmayacak.

Ya Sonra?

Bir süre sonra markette ya da restoranda bir ambalaja bakıp “Bu geri dönüştürülebilir mi?” diye sormamız normalleşebilir. Belki daha ilginç soru ise şu olacak: “Bu ambalaj neden böyle?” Neden kocaman bir kutunun içinde küçücük bir ürün var? Neden yağ geçirmesi gerekiyor? Neden tek kullanımlık? Ve en önemlisi, neden bir yiyeceği korumak için doğada yıllarca kalabilecek bir kimyasala ihtiyaç duyuyoruz?

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum yapılmamış