Sütaş’ın Pakistan’daki hikâyesinde yeni bölüm büyümeden önce ortaklık yapısının değişmesiyle başlıyor. 2018’de Nishat Grubu ile yüzde 50-50 kurulan ortaklıkta, Nishat’ın tüm hisselerinin Sütaş tarafından alınması konusunda mutabakata varıldı.
Pakistan’da süt sektörüne girmek başka, orada kalıcı bir yapı kurmak başka. Sütaş’ın sekiz yıl önce Nishat Grubu ile başlattığı ortak girişim şimdi farklı bir noktaya geliyor: İki ortaklı yapı sona eriyor, yatırımın tamamı Sütaş yönetimine geçmeye hazırlanıyor. 2018’de kurulan Nishat Sütaş Dairy Limited’de Nishat Grubu’nun sahip olduğu yüzde 50 hissenin tamamının Sütaş tarafından satın alınması konusunda anlaşmaya varıldı. İşlemin gerekli izinlerin alınması ve nihai sözleşmelerin imzalanmasının ardından tamamlanması bekleniyor. Devir gerçekleşirse Faisalabad’daki süt ve süt ürünleri tesisi ile Milkfields markası altında yürütülen faaliyetler Sütaş yönetiminde devam edecek.
Kontrol Meselesi
Buradaki asıl mesele “Pakistan pazarı büyüyor” cümlesinden biraz daha farklı. Bir şirketin yabancı bir pazardaki yatırımında yerel ortağının hisselerini tamamen satın alması, operasyonun geleceğine ilişkin daha uzun vadeli ve daha doğrudan bir kontrol tercihine işaret ediyor. Fakat bunun gerçekten bir büyüme hamlesine dönüşüp dönüşmeyeceğini bugün söylemek için erken. Ortaklık yapısının değişmesi, tek başına kapasite artışı ya da yeni yatırım anlamına gelmiyor. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Pakistan süt sektörünün potansiyeline ve ülkedeki uzun vadeli fırsatlara vurgu yaparken, şirketin 50 yılı aşkın sütçülük deneyimini Pakistan’daki faaliyetlerine taşımayı hedeflediklerini belirtiyor. Ancak bundan sonraki kritik soru, bu deneyimin Pakistan’da nasıl bir ölçeğe dönüşeceği.
Şirketin Türkiye’deki mevcut ölçeği ise oldukça büyük: Sütaş dört entegre tesisiyle faaliyet gösteriyor, 8 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor ve yaklaşık 20 bin üretici aileden süt tedarik ediyor. 2025 konsolide net cirosu 56,7 milyar TL olarak açıklanırken, şirket dört tesisinde günde 7 milyon paket süt ürünü üretiyor. Ama Pakistan açısından Türkiye’deki bu rakamların kendisinden çok, yeni ortaklık yapısının ne getireceği önemli. Çünkü artık ortada iki ortağın birlikte yönettiği bir yatırım değil, tek bir şirketin sorumluluğunu ve karar alanını üstlendiği bir yapı var.
Ya Sonra?
Bir yabancı pazara girmekle o pazarda tek başına kalmaya karar vermek aynı şey değil. Sütaş’ın Pakistan’daki yeni dönemi bu nedenle yalnızca bir yatırım haberi olarak değil, şirketin uluslararasılaşma stratejisinin bir testi olarak okunabilir. Nishat’ın ortaklıktan çıkmasıyla birlikte soru değişiyor:
Sütaş Pakistan’da ne kadar büyüyecek değil; Pakistan’da ne kadar ileri gitmeyi göze alacak? Çünkü bundan sonraki hamle, yalnızca süt üretmekle değil, yerel tedarik zincirinden tüketici alışkanlıklarına kadar bütün bir ekosistemi tek başına yönetmekle ilgili olacak.
