Cumhuriyetin Kamera Arkasında İstanbul

Dilhan Hız
2 Dk Okunabilir

Pera Müzesi, erken Cumhuriyet döneminin İstanbul’unu bu kez resmi görüntülerden değil, arşivlerde kalmış, kullanılmamış ve çoğu zaman gözden kaçmış fotoğraflardan hareketle anlatıyor. “Cumhuriyetin Kamera Arkası”, kentin gündelik hayatına ve dönemin toplumsal çeşitliliğine farklı bir bakış sunuyor.

İstanbul’un geçmişine dair hafızamız çoğu zaman seçilmiş fotoğraflardan, önemli olaylardan ve dönemin simge yapılarından oluşuyor. Peki ya kadraja girmeyenler? Gazetelerde yayımlanmayan, kusurlu bulunan ya da dönemin görsel anlatısına uymadığı için kenarda kalan fotoğraflar, erken Cumhuriyet İstanbul’una dair nasıl bir hikâye anlatabilir?

Pera Müzesi’nin, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün 20. yılı kapsamında hazırladığı “Cumhuriyetin Kamera Arkası” sergisi tam da bu sorunun peşine düşüyor. İdil Çetin ve Ahmet Ersoy’un küratörlüğündeki sergi, 1920’lerden 1950’lerin başlarına uzanan dönemi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu ve Basın Fotoğrafları Arşivi’nden seçilen kareler üzerinden ele alıyor. Serginin merkezinde 90 binden fazla fotoğraf barındıran Basın Fotoğrafları Arşivi bulunuyor. Bu dev görsel birikimin içinde yalnızca dönemin haber değeri taşıyan görüntüleri değil; hasarlı, kusurlu, kullanılmamış veya dönemin estetik ve ideolojik beklentilerinin dışında kalan fotoğrafları da görmek mümkün. Bu yönüyle sergi, fotoğraf arşivlerinin yalnızca geçmişi saklayan depolar olmadığını hatırlatıyor. Neyin fotoğraflandığı kadar neyin yayımlanmaya değer bulunduğu da tarih anlatısını şekillendiriyor. Kadrajın dışında kalanlar yeniden görünür olduğunda ise kentin geçmişine ilişkin bildiğimiz hikâye de genişliyor.

Seçkide yoksullar, mahkûmlar ve sokakta yaşayan insanlar gibi dönemin egemen görsel temsilinde geri planda kalan kişiler de yer alıyor. İstanbul’un gündelik hayatı böylece yalnızca resmi törenler, kent manzaraları veya dönemin modernleşme imgeleri üzerinden değil, sıradan insanların yaşamları ve haber üretiminin görünmeyen süreçleri üzerinden okunabiliyor. “Cumhuriyetin Kamera Arkası” nostaljik bir İstanbul portresi oluşturmak yerine, arşivin fazlalığına ve belirsizliğine odaklanıyor. Sergi, tek ve kesin bir geçmiş anlatısı kurmak yerine, erken Cumhuriyet İstanbul’unun farklı seslerini ve görsel hafızanın nasıl oluşturulduğunu sorguluyor.

Sergi, 29 Eylül 2026–28 Mart 2027 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir.

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum yapılmamış