SKD Türkiye, COP31 öncesinde hazırladığı rehberle iş dünyasının iklim politikaları ve sürdürülebilirlik kavramlarını uluslararası terminolojiyle daha uyumlu kullanmasını amaçlıyor. Çalışma, şirketlerin hızla değişen iklim gündemini ortak bir dille takip etmesine katkı sunmayı hedefliyor.
İklim değişikliği artık yalnızca çevre politikalarının değil, yatırım kararlarından finansmana, ticaretten tedarik zincirlerine kadar iş dünyasının birçok alanını doğrudan etkileyen bir dönüşüm başlığı haline geldi. Bu dönüşümle birlikte kullanılan kavramların doğru ve ortak bir çerçevede anlaşılması da giderek daha fazla önem kazanıyor.
Bu kapsamda İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Türkiye (SKD Türkiye), Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde COP31 İklim Terminolojisi Rehberini yayımladı. Rehberde, iklim politikaları ve COP süreçlerine ilişkin 103 temel kavram ile 41 kısaltma Türkçe ve İngilizce karşılıklarıyla birlikte dokuz ana başlık altında bir araya getiriliyor.

Çalışmanın amacı, şirketlerin küresel iklim gündemini daha kolay takip etmesini, sürdürülebilirlik hedeflerini uluslararası terminolojiyle uyumlu biçimde ifade etmesini ve farklı paydaşlarla daha tutarlı bir iletişim kurmasını desteklemek. Rehber; azaltım, uyum, iklim finansmanı, karbon piyasaları, yönetişim, raporlama ve COP müzakere süreçleri gibi birçok başlığı kapsıyor.
İçerik hazırlık sürecinde Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politika Çalışmaları Merkezi (İklimBU) Direktörü Prof. Dr. M. Levent Kurnaz’ın akademik katkıları da yer aldı. Rehber, özel sektörün yanı sıra kamu, finans, akademi, sivil toplum ve medya için de başvuru kaynağı olarak tasarlandı.
Ya Sonra?
Bir zamanlar şirketlerin sözlüğünde “ROI”, “EBITDA” ve “nakit akışı” vardı. Şimdi o sözlüğe “NDC”, “uyum”, “karbon fiyatlandırması”, “adil dönüşüm” ve “Scope 3” ekleniyor. Belki de geleceğin en büyük rekabet avantajı, karbonu en hızlı azaltan şirket olmak değil; önce aynı dili konuşabilen şirket olmak. Çünkü iklim krizinde bazen en büyük risk, emisyonu yanlış hesaplamak değil… neyin konuşulduğunu hiç anlamamaktır.
