Migros ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye Çevre Etiketi ve AB Ecolabel sertifikalı ürünleri tüketiciler için daha görünür hale getirecek yeni bir iş birliği başlattı. Uygulamayla çevresel performansı bağımsız kriterlerle doğrulanmış ürünler mağazalarda özel alanlarda, Migros Sanal Market’te ise ayrı bir kategoride sunulacak.
Markette bir ürünün gerçekten çevre dostu olup olmadığını anlamak çoğu zaman kolay değil. Ambalajların üzerindeki “doğal”, “yeşil” ya da “çevreci” gibi ifadeler tüketiciyi yönlendirse de, bu iddiaların ne kadarının bağımsız kriterlere dayandığı her zaman net olmuyor. Migros ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hayata geçirdiği yeni uygulama, bu belirsizliği azaltmayı hedefliyor. İmzalanan iş birliği protokolü kapsamında Türkiye Çevre Etiketi ve Avrupa Birliği’nin Ecolabel sertifikasına sahip ürünler, seçili Migros ve Macrocenter mağazalarında özel stantlarda sergilenecek. Aynı ürünler Migros Sanal Market’te de ayrı bir bölüm altında tüketicilere sunulacak.
Çevre etiketi ne anlama geliyor?
Türkiye Çevre Etiketi, bir ürünün yalnızca üretim sürecini değil, hammaddenin temininden kullanım ömrünün sonuna kadar tüm yaşam döngüsünü değerlendiren gönüllü bir belgelendirme sistemi. Düşük karbon emisyonu, enerji ve su verimliliği, atık oluşumunun azaltılması ve zararlı kimyasalların sınırlandırılması gibi çevresel kriterleri karşılayan ürünler bu etiketi almaya hak kazanıyor.

Bugüne kadar 21 ürün ve hizmet grubu için kriterler yayımlandı ve 600’ün üzerinde ürün çevre etiketiyle belgelendirildi. Protokol kapsamında Migros’un tedarikçilerine yönelik eğitimler de düzenlenecek. Ayrıca Migros markalı üç sıvı sabun ürünü de yakın dönemde Türkiye Çevre Etiketi logosuyla raflarda yerini alacak.
Etiket görünür olacak, tercih değişecek mi?
Araştırmalar, tüketicilerin önemli bir bölümünün daha sürdürülebilir ürünleri tercih etmek istediğini ancak güvenilir bilgiye ulaşmakta zorlandığını gösteriyor. Migros’un yeni uygulaması, çevre etiketi taşıyan ürünleri ayrı alanlarda sergileyerek bu ürünlerin fark edilmesini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Bunun tüketici tercihlerini nasıl etkileyeceği ise zamanla görülecek. Uzmanlara göre çevre etiketlerinin yaygınlaşması, yalnızca alışveriş alışkanlıklarını değil, üreticilerin daha düşük çevresel etkiye sahip ürün geliştirme motivasyonunu da artırabilir.
Ya Sonra?
Market rafları uzun yıllardır fiyat, marka ve kampanyalar üzerinden rekabet etti. Şimdi bu rekabete yeni bir ölçüt ekleniyor: Çevresel performans. Asıl mesele ise etiketin rafta görünmesi değil, tüketicinin kararını gerçekten değiştirebilmesi. Çünkü bir çevre etiketi, ancak alışveriş sepetine girdiğinde anlam kazanıyor. Belki de gelecekte marketlerde en çok aranan bilgi “indirim” değil, bir ürünün gezegene gerçek maliyeti olacak.
