Hızla güçlenen El Niño hava olayının gelecek yıl sonuna kadar yaklaşık 50 milyon kişiyi daha akut açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısı yapıldı. Uzmanlara göre asıl tehdit yalnızca kuraklık ya da sel değil; gıda üretiminden fiyatlara, tedarik zincirlerinden çiftçilerin geçim kaynaklarına kadar uzanan çok katmanlı bir kırılma.
Eskiden hava durumu tahminleri yapılırdı. Bugün ise açlık tahmin ediliyor.
Henüz tohum toprağa düşmeden, yağmurun ne zaman yağacağı bilinmeden ve hasat başlamadan, bilim insanları gelecek yıl milyonlarca insanın yeterli gıdaya ulaşamayabileceğini hesaplıyor.
Bu, iklim krizinin ulaştığı yeni eşiği gösteriyor. Çünkü artık mesele yalnızca sıcaklık rekorları değil. O sıcaklıkların sofraya nasıl yansıyacağı.
Bir hava olayı, milyonlarca tabağı etkileyebiliyor
El Niño tek bir ülkenin sorunu değil. Pasifik Okyanusu’nda başlayan sıcaklık değişimi; Güney Amerika’da kuraklığa, Doğu Afrika’da aşırı yağışlara, Güneydoğu Asya’da verim kayıplarına yol açabiliyor.
Sonuçta aynı anda kahve, kakao, pirinç, mısır, buğday ve yağlı tohum üretimi baskı altına giriyor.
Yani sorun yalnızca “daha az gıda üretmek” değil. Aynı anda birçok temel ürünün aynı iklim baskısıyla karşılaşması.
Bugünün krizi değil, yarının fiyatı
İklim krizinin en görünmez etkisi market rafında yaşanıyor. Kuraklık bugün yaşanıyor.
Hasat birkaç ay sonra yapılıyor. Arz azalıyor. Fiyatlar daha sonra yükseliyor.
Tüketici ise zincirin en sonunda yalnızca etiketteki rakamı görüyor.
Bu nedenle El Niño, meteoroloji haberlerinden çok ekonomi ve gıda haberlerinin konusu olmaya başladı.
Gıda güvenliği artık yağmurla ölçülüyor
Uzun yıllar gıda güvenliği; üretim miktarı, tarım teknolojisi ve stoklarla konuşuldu. Şimdi bunlara yeni bir değişken eklendi.
İklim.
Ne kadar modern tarım yapılırsa yapılsın, yağış rejimi bozulduğunda, su kaynakları azaldığında veya aşırı hava olayları aynı anda birçok üretim bölgesini vurduğunda sistem kırılganlaşıyor. Bu nedenle El Niño, yalnızca bir doğa olayı değil; küresel gıda sisteminin stres testi olarak görülüyor.Tarım binlerce yıldır mevsimlere güvenerek yapıldı. Çiftçi ne zaman ekeceğini, ne zaman biçeceğini kabaca biliyordu. Şimdi ise dünya, daha hasat başlamadan kaç milyon insanın aç kalabileceğini hesaplıyor.
Bu, insanlığın teknolojiye rağmen doğayla pazarlık yapamadığını gösteriyor.
