Nestlé İştahı Değişen Tüketicinin mi Peşinde?

Dilhan Hız
4 Dk Okunabilir

GLP-1 ilaçlarının yaygınlaşması yalnızca kilo verme alışkanlıklarını değil, insanların ne kadar ve ne yediğini de değiştiriyor. Nestlé, bu yeni tüketici davranışını yapay zekâ ve beslenme bilimiyle izleyerek daha yüksek protein ve lif içeren ürünler geliştirmeye hazırlanıyor. Böylece ilaçların etkisi, reçeteden çıkıp market rafına kadar uzanıyor.

Bir ilacın gıda sektörünü değiştirebileceğini söylesek, kulağa biraz tuhaf gelebilir. Ama GLP-1 ilaçları tam olarak bunu yapmaya başladı. Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi ilaçların iştahı azaltmasıyla birlikte kullanıcıların yalnızca kilosu değil, alışveriş sepeti de değişiyor. Daha küçük porsiyonlar, daha az atıştırmalık ve daha fazla protein ve lif içeren gıdalara yönelim, gıda şirketlerini yeni bir tüketici profiliyle karşı karşıya bırakıyor. Nestlé de bu değişimi izleyen şirketlerden biri. Üstelik yalnızca yeni ürünler tasarlamakla kalmıyor; yapay zekâyı da bu yeni tüketiciyi anlamak için mutfağa sokuyor.

Daha az yemek, daha farklı yemek

GLP-1 ilaçlarının gıda sektöründeki etkisi aslında oldukça basit bir denklemden çıkıyor: İştah azalırsa tüketim de azalıyor. Bu durum özellikle yüksek kalorili atıştırmalıklar, şekerlemeler ve bazı işlenmiş gıda kategorileri açısından yeni bir tablo yaratabilir. Öte yandan daha az yiyen tüketicinin, tükettiği gıdanın besin değerine daha fazla önem vermesi bekleniyor.

İşte Nestlé burada yeni bir fırsat görmüş. Çok da haklı.

Şirket, GLP-1 kullanan tüketicilerin karşılaşabileceği protein ve besin öğesi eksiklikleri gibi ihtiyaçlara yönelik ürünler üzerinde çalışıyor. ABD’deki Vital Pursuit ürünleri de bu yeni tüketici grubuna yönelik geliştirilen örneklerden biri. Ancak Nestlé’nin ilgisi yalnızca ürün rafında bitmiyor.

Yapay zekâ mutfağa girince

Şirketin Food Genie adını verdiği yapay zekâ aracı, yaklaşık 120 bin tariflik veri tabanını analiz ederek yeni ürün formülasyonları üzerinde çalışıyor. Sistem bilimsel araştırmaları, besin kombinasyonlarını ve tüketici eğilimlerini inceleyerek ürün geliştirme ekiplerine fikir sağlıyor. Başka bir deyişle Nestlé, “İnsanlar ne yiyor?” sorusundan bir adım öteye geçip “Yakında ne yemek isteyecekler?” sorusunu algoritmalara soruyor. Bu önemli bir değişim. Çünkü gıda sektöründe tüketicinin davranışını anlamak her zaman değerliydi; fakat GLP-1 gibi ilaçların milyonlarca insanın iştahını aynı anda değiştirmesi, bu öngörüyü şirketler için çok daha kritik hale getiriyor.

Yeni bir ihtiyaç mı, yeni bir pazar mı?

Burada hikâyenin en ilginç tarafı başlıyor. GLP-1 kullanıcıları için özel ürünler geliştirmek gerçekten gerekli mi? Beslenme uzmanlarının bir bölümü, ihtiyaç duyulan protein, lif ve diğer besinlerin zaten yumurta, balık, süt ürünleri, baklagiller, kuruyemişler ve sebzeler gibi geleneksel gıdalardan karşılanabileceğine dikkat çekiyor. Yani her yeni beslenme ihtiyacının karşısına mutlaka yeni ve paketlenmiş bir ürün koymak gerekmiyor.

Ama şirketler açısından ortada göz ardı edilemeyecek bir pazar var. GLP-1 kullanımının yaygınlaşması, insanların yalnızca bedenlerini değil, gıda ile kurdukları ilişkiyi de değiştiriyor. Daha az yemek, daha küçük porsiyonlar seçmek ve tükettiği her lokmanın besin değerine daha fazla dikkat etmek, gıda sektörünün yıllardır alıştığı “daha fazla tüketim” mantığını da zorluyor.

İlaçtan market rafına uzanan zincir

Belki de asıl dikkat çekici dönüşüm burada. İlaç iştahı değiştiriyor. İştah alışverişi değiştiriyor.
Alışveriş ürün geliştirmeyi değiştiriyor. Ürün geliştirme de yapay zekâyı daha fazla devreye sokuyor. Böylece sağlık teknolojisi ile gıda teknolojisi arasındaki mesafe giderek kapanıyor. Nestlé’nin yaptığı da bu yeni denklemi erkenden okumaya çalışmak. Çünkü insanlar gerçekten daha az yemeye başlarsa, gıda şirketleri için eski soru olan “Daha fazlasını nasıl satarız?” yerini başka bir soruya bırakabilir: “Daha az yiyen tüketiciye ne sunacağız?”

Ya Sonra?

GLP-1 ilaçları gıda sektörünü doğrudan hedef almıyor. Ama insanların iştahını değiştirerek sektörün en temel varsayımlarından birine dokunuyor: Daha fazla tüketim her zaman daha iyi satış demektir. Bu net. Nestlé’nin yapay zekâ destekli yeni ürün arayışı, bu nedenle yalnızca yeni bir proteinli ürün hikâyesi değil. Belki de gıda endüstrisi ilk kez büyümek için insanların daha çok yemesini değil, daha az yiyip daha seçici olmasını hesaba katmak zorunda. Ve bu, raflarda göreceğimiz değişimin yalnızca başlangıcı olabilir.

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum yapılmamış