Pernod Ricard Türkiye’nin üç yıldır sürdürdüğü Bodrum Yeşili projesi, üçüncü yılında “MandalinimİZ” dijital rotasıyla Bodrum Mandalini’nin izini sürüyor. Bodrum’un gastronomi, doğa, kültür ve yerel üretim deneyimlerini bir araya getirecek rota, coğrafi işaretli mandalinanın bölgenin yaşam kültüründeki yerini daha görünür kılmayı hedefliyor.
Bir meyvenin bir kentin hikâyesini anlatması mümkün mü? Bodrum Mandalini söz konusu olduğunda cevap biraz daha kolay. Çünkü bu meyve yalnızca bahçelerde yetişmiyor; Bodrum’un mutfağında, kokusunda, mevsiminde ve giderek kaybolma riski taşıyan üretim kültüründe de yer buluyor. Şimdi bu hikâye bir keşif rotasına dönüşüyor. Bodrum Yeşili projesinin üçüncü yılında hayata geçirilen “MandalinimİZ”, Bodrum’un farklı noktalarını mandalina üzerinden birbirine bağlamayı hedefliyor. Rota; gastronomiden doğaya, kültürden yerel üretime uzanan deneyimleri bir araya getirecek.
Amaç, Bodrum Mandalini’ni yalnızca satın alınan veya tüketilen bir ürün olmaktan çıkarıp geldiği yerle birlikte anlatmak. Ziyaretçiler rotadaki farklı duraklarda mandalinalı lezzetleri keşfederken, aynı zamanda Bodrum’un yerel üretim hikâyeleriyle ve bölgenin doğasıyla buluşabilecek.

Bir meyvenin etrafında nasıl bir ekonomi kurulabilir?
“MandalinimİZ” fikri, Şubat ayında düzenlenen Arama Konferansı’nın çıktılarından biri olarak ortaya çıktı. Projenin dijital altyapısı ve yatırımını Pernod Ricard Türkiye üstlenirken, rotanın içeriğinin yerel işletmeler ve diğer paydaşların katkısıyla geliştirilmesi planlanıyor. Bu yaklaşım, Bodrum Mandalini’nin ekonomik değerini yalnızca meyvenin satışına bağlamak yerine, onun etrafında yeni deneyimler ve iş birlikleri yaratmayı amaçlıyor. Gastronomi, turizm ve yerel üretim aynı rotada buluştuğunda, mandalina bahçesinin değeri de yalnızca hasat dönemindeki ürün miktarıyla ölçülmemiş oluyor.
Bodrum Yeşili’nin üç yıllık yolculuğunda erken hasat buluşmaları, sanat etkinlikleri, atölyeler ve farklı iş birlikleri de yer aldı. Yeni rota ise bu çalışmaların daha geniş bir deneyime dönüşen adımı olarak öne çıkıyor. Geçen yıl “Bir Dilim Bodrum Zamanı” kampanyasıyla başlayan anlatı, bu kez fiziksel mekânları birbirine bağlayan dijital bir rotaya taşınıyor. Burada markanın rolü de daha çok altyapıyı kuran ve yerel hikâyenin görünür olmasına alan açan bir ortak olarak konumlanıyor. Hikâyenin asıl karakteri ise hâlâ Bodrum’un kendisi ve onun mandalinası. Çünkü yerel bir ürünü korumanın yolu her zaman onu daha fazla üretmekten geçmiyor. Bazen onu yeniden hatırlatmak, farklı insanlarla buluşturmak ve çevresinde yeni bir yaşam alanı oluşturmak da gerekiyor. “MandalinimİZ” tam olarak bunu deniyor: Bodrum Mandalini’ni bir ürün listesinden çıkarıp, Bodrum’un keşfedilecek hikâyelerinden birine dönüştürmek.
