Hayvancılığın Geleceği İçin 85 Maddelik Bir Yol Haritası

Dilhan Hız
4 Dk Okunabilir

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), hayvancılık sektörünün daha sürdürülebilir hale gelmesi için hazırladığı Küresel Eylem Planı’nı onayladı. 17 stratejik öncelik ve 85 eylem içeren plan; hayvan sağlığından iklim değişikliğine, mera yönetiminden gıda kaybına, hayvan refahından üreticilerin dayanıklılığına kadar sektörün birbirinden ayrı görünen sorunlarını aynı çerçevede ele alıyor.

Hayvancılık hakkında konuşurken tartışmayı çoğu zaman tek bir soruya sıkıştırıyoruz: Daha az et mi tüketmeliyiz? Oysa dünyanın hayvancılık sistemi bundan çok daha karmaşık. Milyonlarca insanın geçim kaynağı, milyarlarca insanın protein ve mikrobesin kaynağı olan sektör; aynı zamanda sera gazı emisyonları, biyoçeşitlilik kaybı, su ve toprak kirliliği, zoonotik hastalıklar ve antimikrobiyal direnç gibi sorunların da kesişim noktasında. FAO’nun 24 Temmuz’da onaylanan Küresel Sürdürülebilir Hayvancılık Dönüşümü Eylem Planı tam da bu karmaşık tabloya müdahale etmeyi amaçlıyor. Plan, hayvancılığı tek bir çevresel gösterge üzerinden değerlendirmek yerine ekonomik, sosyal ve çevresel boyutları birlikte ele alan bir dönüşüm çerçevesi ortaya koyuyor.

Daha az zarar değil, daha iyi sistem

Planın dikkat çekici taraflarından biri, sürdürülebilirliği yalnızca emisyon azaltımı olarak görmemesi. Hayvansal gıdanın güvenliği ve erişilebilirliği, sağlıklı beslenme, üreticilerin pazara erişimi, yem kaynaklarının daha iyi yönetilmesi, gıda kayıplarının azaltılması ve insana yakışır istihdam da öncelikler arasında.

Hayvan sağlığı ve refahı da aynı çerçevede yer alıyor. Hastalıkların önlenmesi, antimikrobiyal kullanım ihtiyacının azaltılması ve hayvan refahının geliştirilmesi hedeflenirken, mera ve otlakların korunması ve sürdürülebilir yönetimi de planın önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Bu yaklaşım önemli çünkü hayvancılıkta tek bir çözüm yok. Bir bölgede sorun yem maliyetiyken başka bir yerde su kıtlığı, hastalık veya mera kaybı öne çıkabiliyor. FAO da bu nedenle planın ülke öncülüğünde ve gönüllü uygulanmasını, ülkelerin kendi koşullarına göre ulusal eylem planları geliştirmesini öneriyor.

İklim hedefi, üreticiyi dışarıda bırakırsa çalışmaz

Hayvancılığın dönüşümünde belki de en kritik başlıklardan biri üreticinin kendisi. Çünkü yeni standartların, teknolojilerin veya çevresel hedeflerin sahada uygulanabilmesi için küçük ölçekli üreticilerin bunlara erişebilmesi gerekiyor. FAO’nun planında üreticilerin dayanıklılığının artırılması, pazara erişimlerinin güçlendirilmesi ve kooperatifler ile üretici örgütlerinin desteklenmesi bu nedenle ayrı bir yer tutuyor. Aynı yaklaşım iklim değişikliğine uyum ve azaltım uygulamalarına da yansıyor. Başka bir ifadeyle, hayvancılığın çevresel yükünü azaltmak yalnızca üreticiye “daha sürdürülebilir üret” demekle çözülebilecek bir mesele değil. Bunun için bilgiye, finansmana, teknolojiye, pazara ve uygun üretim koşullarına erişim de gerekiyor.

Mesele yalnızca hayvan değil

FAO’nun yeni planı aslında hayvancılık sektörünün sınırlarını da genişletiyor. Mera ve otlakların sürdürülebilir yönetimi, biyoçeşitliliğin korunması, ekosistem hizmetleri, iklim uyumu ve gıda sistemlerinin dayanıklılığı aynı planın parçası. Bu nedenle hayvancılığın geleceği yalnızca ahırlarda veya çiftliklerde belirlenmeyecek. Toprağın nasıl yönetildiği, yem bitkilerinin nasıl üretildiği, hayvan sağlığının nasıl korunduğu, ürünün nasıl taşındığı ve üreticinin ekonomik olarak ayakta kalıp kalamadığı da aynı hikâyenin parçaları olacak. Üstelik planın onaylanması bir son değil. FAO’nun ortaya koyduğu çerçeve bağlayıcı bir düzenleme değil; ülkelerin kendi koşullarına göre uygulayabileceği bir yol haritası. Dolayısıyla asıl soru, 17 öncelik ve 85 eylemin kâğıt üzerinde ne kadar kapsamlı olduğu değil, ülkelerin bunları hangi politikalarla ve ne kadar hızla hayata geçireceği.

Ya Sonra?

Hayvancılığı dönüştürmek, yalnızca daha az emisyon salan hayvan yetiştirmekten ibaret olmayacak. Çünkü aynı anda üreticiyi korumak, hayvan refahını iyileştirmek, doğayı korumak ve insanları beslemek gerekiyor.

FAO’nun planı bu dört hedefi aynı masaya koyuyor. Şimdi zor kısım başlıyor.

Dünyanın hayvancılık sistemini gerçekten dönüştürmek mümkün mü, yoksa sürdürülebilirlik hedefleri üretim sisteminin gerçek maliyetleriyle karşılaştığında yine başka bir önceliğe mi yenilecek?

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum yapılmamış