Yaz aylarında artan sıcaklıklar yalnızca insan sağlığını değil, sofraya gelen gıdaların güvenliğini de tehdit ediyor. Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), özellikle 32 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda kolay bozulan gıdaların bir saatten uzun süre dışarıda bırakılmaması gerektiği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre yazın asıl risk, gıdanın bozulmuş görünmesi değil; görünürde hiçbir değişiklik olmadan zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalabilmesi.
az mevsiminde sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte et, tavuk, balık, süt ürünleri, yumurta, pişmiş yemekler ve kesilmiş meyveler gibi kolay bozulan gıdalar için risk de artıyor. TÜGİS, üretimden market rafına kadar korunan soğuk zincirin, tüketicinin mutfağında da devam etmesi gerektiğine dikkat çekerek özellikle alışveriş, taşıma ve saklama aşamalarında daha dikkatli olunması çağrısı yaptı.
32 derecenin üzerinde zaman hızlanıyor
TÜGİS Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık’a göre, gıda güvenliğinde en kritik unsur yalnızca sıcaklık değil, gıdanın bu sıcaklığa ne kadar süre maruz kaldığı. Genel kabul gören “iki saat kuralı”, hava sıcaklığının 32 derecenin üzerine çıktığı otomobil, plaj, piknik alanı veya açık hava gibi ortamlarda bir saate kadar düşüyor. Bu sürenin aşılması halinde kolay bozulan gıdaların yeniden buzdolabına konularak tüketilmesi önerilmiyor.
Kötü kokmaması güvenli olduğu anlamına gelmiyor
Yaz aylarında en sık yapılan hatalardan biri, gıdanın kokusuna veya görünümüne bakarak güvenli olup olmadığına karar vermek. Oysa Salmonella, Listeria ve E. coli gibi hastalık yapıcı bakteriler, gıdada gözle fark edilen bir bozulma oluşturmadan da çoğalabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, “Tadına bakıp anlayayım” yaklaşımının ciddi sağlık riskleri doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Risk markette değil, eve dönüş yolunda da büyüyor
Uzmanlara göre soğuk zincir, market kasasında sona ermiyor. Özellikle yaz aylarında alışveriş sonrasında aracın bagajında bekletilen ürünler veya eve dönerken yapılan ek duraklar, gıdaların güvenli sıcaklık aralığından çıkmasına neden olabiliyor. Benzer risk, kapıya teslim edilen yemekler için de geçerli. Hemen tüketilmeyecek ürünlerin kısa sürede buzdolabına kaldırılması öneriliyor.
En kırılgan gruplar daha fazla risk altında
Gıda kaynaklı enfeksiyonlar herkesi etkileyebilse de çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde sonuçları çok daha ağır olabiliyor. Uzmanlar; ishal, kusma, ateş, şiddetli karın ağrısı ve sıvı kaybı gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.
Ya Sonra?
İklim değişikliği çoğu zaman kuraklık, orman yangınları ya da aşırı hava olaylarıyla gündeme geliyor. Ancak yükselen sıcaklıkların günlük yaşamda yarattığı daha sessiz etkiler de var. Yazın daha sık görülen sıcak hava dalgaları, gıdaların güvenli saklanma sürelerini kısaltıyor ve mutfaktaki alışkanlıkları yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Belki de artık “Yemek bozulmuş mu?” sorusundan önce, “Bu yemek sıcakta ne kadar bekledi?” sorusunu sormanın zamanı geldi.
