Erzurum Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nde geliştirilen akuaponik sistemde, balık yetiştiriciliği ile bitki üretimi aynı döngüde buluşturuldu. Sistem sayesinde dışarıdan gübre kullanılmadan marul yetiştirilirken, geleneksel tarıma kıyasla yüzde 90’a kadar daha az su kullanıldığı belirtildi.
Tarımda kaynakları daha verimli kullanmanın yolları aranırken, bazen çözüm yeni bir kaynak bulmakta değil, mevcut olanı sistemin içinde yeniden değerlendirmekte yatıyor. Balıkların atığı marul için besine, marulların içinden geçen su ise yeniden balıkların yaşam alanına dönüşebiliyor. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde uygulanan akuaponik sistem tam olarak bu döngü üzerine kuruluyor.
Prof. Dr. Abdulkadir Bayır liderliğindeki ekip tarafından kurulan sistemde, balıklardan kaynaklanan atıklar bakteriler yardımıyla bitkilerin kullanabileceği besin maddelerine dönüştürülüyor. Bitkiler bu maddeleri sudan alırken temizlenen su yeniden balık havuzlarına gönderiliyor. Böylece balık ve bitki yetiştiriciliği birbirinden bağımsız iki üretim alanı olmaktan çıkıp aynı sistemin parçaları haline geliyor.
Sistemde yaklaşık 1,5 ayda yetiştirilen marulların hasadı gerçekleştirildi. Çalışmada dışarıdan gübre kullanılmadığı belirtilirken, su tüketimi açısından da dikkat çekici bir sonuç ortaya çıktı. Akuaponik yöntemin geleneksel tarımsal üretime kıyasla yüzde 90’a kadar daha az su kullandığı ifade edildi.
Atık, başka bir üretimin girdisine dönüşüyor
Akuaponik yöntemin temel farkı, üretim süreçleri arasındaki ilişkiyi yeniden kurması. Balıkların oluşturduğu atıklar sistemden uzaklaştırılmak yerine bitkilerin ihtiyaç duyduğu besinlere dönüştürülüyor. Bitkilerin sudan aldığı bu maddelerin ardından suyun yeniden balık havuzlarına gönderilmesiyle döngü devam ediyor. Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gökhan Arslan, artan dünya nüfusu, iklim değişikliği ve gıda arzındaki sorunlar nedeniyle akuaponik gibi alternatif üretim yöntemlerinin gelecekte stratejik önem taşıyabileceğini belirtti.
Ya Sonra?
Tarımda “atık” olarak gördüğümüz şeyin başka bir üretimin hammaddesi olabildiği bir sistem, yalnızca marul yetiştirmekten daha büyük bir şey söylüyor. Belki de geleceğin tarımında verimlilik, bir kaynaktan ne kadar ürün aldığımız kadar, o kaynağı sistem içinde kaç kez değerlendirebildiğimizle ölçülecek.
