Çin’e Kiraz Satmak Neden Bu Kadar Zor?

Zehra Kara
4 Dk Okunabilir

Türkiye, kiraz üretiminde dünya lideri olmasına rağmen dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı Çin pazarına girmek için uzun yıllardır mücadele ediyor. Çünkü artık küresel gıda ticaretinde rekabet yalnızca kaliteli ürünle değil; izlenebilirlik, biyogüvenlik ve uluslararası standartlara uyumla kazanılıyor.

Türkiye yılda yaklaşık 700 bin tonluk üretimiyle dünyanın en büyük kiraz üreticisi konumunda. Almanya’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar birçok pazarda Türk kirazı kalite ve aromasıyla tercih edilirken, sektörün uzun süredir hedeflediği Çin pazarı ise hâlâ aşılması gereken önemli bir eşik olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nden iki teknik uzmanın gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti, yalnızca rutin bir denetim değil, Türk kirazının dünyanın en büyük ithalat pazarlarından birine açılabilmesi açısından kritik bir adım olarak görülüyor.

Bir Meyveden Fazlası Denetleniyor

22-28 Haziran tarihleri arasında Türkiye’de bulunan Çinli teknik heyet, kiraz bahçelerinden paketleme tesislerine, fumigasyon merkezlerinden soğuk uygulama alanlarına kadar üretim zincirinin tamamını inceledi. Heyetin odağında yalnızca ürün kalitesi değil; kirazın bahçeden tüketiciye kadar izlenebilirliği, zararlılarla mücadele yöntemleri, gıda güvenliği uygulamaları ve ihracat sürecinin uluslararası standartlara uygunluğu vardı. Denetimler kapsamında Ankara’da Tarım ve Orman Bakanlığı ile teknik toplantılar gerçekleştirilirken, Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü’nde Akdeniz meyve sineği ve kiraz sineğine yönelik mücadele çalışmaları yerinde incelendi. Heyet ayrıca Manisa, Denizli, Isparta ve Afyonkarahisar’da üretim alanları ile ihracata hazırlık yapan işletmeleri ziyaret etti.

Artık Rekabet Kalitede Değil, Güvende

Küresel meyve ticaretinde ürün kalitesi tek başına yeterli görülmüyor. Özellikle Çin gibi yüksek hacimli pazarlarda ithalat izinleri, zararlı organizmaların kontrol altına alınması, izlenebilirlik sistemleri ve bilimsel olarak doğrulanmış gıda güvenliği uygulamalarına bağlı olarak veriliyor. Bu nedenle Türkiye’de yürütülen biyoteknik mücadele, fumigasyon ve soğuk uygulama süreçleri, yalnızca ihracat prosedürünün bir parçası değil; pazara girişin temel koşulları arasında yer alıyor. Çin heyetinin hazırlayacağı teknik raporun ardından Pekin yönetiminin Türkiye’den kiraz ithalatına ilişkin kararını vermesi bekleniyor.

Hedef 3,5 Milyar Dolarlık Pazar

Çin, yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal ediyor ve bu pazarın büyüklüğü 3,5 milyar dolara ulaşıyor. Ülkede kiraz yalnızca tüketilen bir meyve değil; özellikle Çin Yeni Yılı döneminde refah ve bereketi simgeleyen prestijli bir hediye olarak da öne çıkıyor. Bu nedenle Çin pazarı, dünya kiraz ihracatçıları arasında en yüksek katma değer sağlayan pazarlardan biri olarak kabul ediliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türk kirazının bugün Avrupa pazarında premium ürün olarak konumlandığını belirterek, Çin pazarının açılması halinde orta vadede yıllık 100 milyon dolarlık ihracat hedeflediklerini ifade ediyor.

Kapıyı Açacak Olan Ürün Değil, Sistem

Çin pazarına giriş kararı yalnızca bir ihracat izni anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Türkiye’nin tarımsal üretimden paketlemeye, zararlı yönetiminden izlenebilirliğe kadar uzanan gıda güvenliği altyapısının uluslararası ölçekte kabul görmesi anlamına geliyor. Bu nedenle Çinli uzmanların hazırlayacağı rapor, yalnızca kiraz üreticileri için değil, yüksek standartlı tarımsal ihracat hedefleyen tüm sektörler açısından belirleyici olacak. Çünkü küresel pazarlarda artık yalnızca iyi ürün üretmek değil, o ürünün her aşamasını belgeleyebilmek de rekabetin vazgeçilmez koşulları arasında yer alıyor.

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum yapılmamış