Bodrum’da Sanat Masaya, Şarap Eşliğinde Karışıyor

Dilhan Hız
3 Dk Okunabilir

Karma Bodrum, gastronomi ve sosyal yaşam odağındaki hikâyesine bu kez sanatı ekliyor. 10 Ağustos’ta açılan Karma Art & Wine, Ahmet Oran’ın eserleriyle başlayan sanat seçkisini şarap, gün boyu servis ve Bodrum manzarasıyla bir araya getiriyor. Yaklaşık 30 günde bir değişmesi planlanan eserlerle mekân, klasik bir restoran ya da galeri olmaktan çok, sanatın yemek ve içki deneyiminin içine karıştığı bir buluşma noktası olmayı hedefliyor.

Karma Art & Wine’ın en belirgin farkı, sanat eserlerini ayrı bir sergi alanına sıkıştırmaması. Leonis Sanat işbirliğiyle başlayan projede ilk seçki, Sevil Gallery tarafından temsil edilen Ahmet Oran’ın eserlerinden oluşuyor. Yaklaşık 30 günde bir farklı sanatçı ve disiplinlere geçilmesi planlanıyor. Böylece mekânın atmosferinin de sergiyle birlikte sürekli değişmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, gastronomi mekânlarında sanat kullanımının alışılmış “duvarda birkaç eser” formülünden biraz farklı. Burada eserlerin, sabah kahvesinden akşam yemeğine kadar devam eden gündelik deneyimin parçası olması amaçlanıyor.

Sabah Kruvasan, Akşam Şarap

Gastronomi tarafında ise gün 08.30’da kahve, kruvasan, simit, börek ve tatlılarla başlıyor. Gün ilerledikçe şarap menüsüne eşlik etmek üzere hazırlanan 10 farklı yemek seçeneği devreye giriyor. Menüde yerel peynirler ve katkısız et ürünlerinden oluşan şarküteri tabağının yanı sıra lakerda salatası, mayonezli orkinos salatası, karamelize soğanlı yumurtalı patates ve sade yağda sırlanmış bonfile bulunuyor. Akşam saatlerinde zemin katta Karma Restaurant’ın menüsü devam ederken, teras bölümünde Bodrum Kalesi manzarası eşliğinde şarap ve kokteyller sunuluyor. Buradaki fikir açık: Mekânı yalnızca “akşam yemeği” için gidilen bir restoran olmaktan çıkarıp günün farklı saatlerine yaymak.

Bodrum’da Bir Mekândan Fazlası Olabilir mi?

Art & Wine, yıl boyunca 08.30–01.00 arasında açık olacak. Bu da konsepti yalnızca sanat sergisi ya da şarap barı olarak değil, günün farklı anlarını kapsayan bir all-day mekân olarak konumlandırıyor. Üstelik sanat seçkisinin yaklaşık ayda bir değişmesi, mekânın aynı kalıp yalnızca menünün değiştiği restoran modelinden ayrılmasını sağlıyor. Fakat bu modelin başarısı, yalnızca eserlerin değişmesine değil, gastronomi tarafının da bu iddiayı taşıyacak kadar güçlü ve tutarlı olmasına bağlı.

Gider miyiz?

Artıları: Sanat eserlerinin ayrı bir galeri alanına kapatılmadan gastronomi deneyimine dahil edilmesi iyi fikir. Yaklaşık 30 günde bir değişecek seçkiler mekâna tekrar gelmek için bir neden yaratabilir. Sabah kahvesinden gece kokteyline uzanan uzun çalışma saatleri de kullanım alanını genişletiyor. Bodrum Kalesi manzaralı teras ise özellikle akşam saatlerinde deneyimi destekliyor.

Eksileri: Menüdeki seçenekler ilgi çekici olsa da, verilen bilgiler Karma Art & Wine’ın gastronomik olarak ne kadar özgün bir mutfak ortaya koyduğunu anlamak için maalesef yeterli değil. Ayrıca sanat, şarap ve manzara üçlüsünün güçlü bir deneyime dönüşmesi kadar, bunun fiyatlandırmasının nasıl olacağı da mekânın erişilebilirliğini belirleyecektir diye düşünüyoruz.

Kararımız: Sanatla yemek arasında daha doğal bir ilişki arayanlar için gidilecekler listesine alınabilir. Ancak burayı yalnızca “iyi yemek” için değil, sanat, şarap ve Bodrum atmosferinin birlikte sunduğu deneyim için değerlendirmek daha doğru. Mekânın asıl sınavı ise ilk sanatçı seçkisinden ve açılış heyecanından sonra başlayacak: Değişen sergiler gastronomiyi gerçekten tamamlayabilecek mi?

Bu Makaleyi Paylaşın
Yorum yapılmamış